Ana içeriğe atla

Yeni Yayın

Kocaeli’nin Saklı Cenneti: Kızderbent’te Doğa ve Bayram

Kızderbent’te Doğa, Huzur ve Bayram Sofraları Kızderbent Köyü doğa yürüyüşü ve huzurlu anlar Kocaeli’nin doğal güzellikleriyle öne çıkan saklı cennetlerinden Kızderbent Köyü , özellikle bahar aylarında adeta yeniden hayat bulur. Doğayla iç içe, huzur dolu bir başlangıç yapmak isteyenler için sabah yürüyüşleri burada bambaşka bir anlam kazanır. Günün ilk ışıklarıyla birlikte köyün etrafını saran orman yollarında yürüyüşe çıktığınızda; kuş sesleri, tertemiz hava ve doğanın dinginliği size eşlik eder. Köy çevresinde bulunan küçük şelaleler ve berrak akan dereler, yürüyüş rotalarına görsel bir zenginlik katarken aynı zamanda ruhu dinlendiren bir atmosfer sunar. Özellikle Samanlı Dağları eteklerinde yapılan yürüyüşler, hem manzara hem de doğa deneyimi açısından oldukça etkileyicidir. Kızderbent’te dere kenarında doğa yürüyüşü manzarası Köyümüzün doğası sadece bir yürüyüş alanı değil; aynı zamanda şehir hayatını...

Kızderbent’li Hasan Hoca ve Kesme Şekerleri: Bir Kültürün Manevi Mirası

Kızderbent'li Hasan Hoca ve Kesme Şekerleri
Kızderbent'li Hasan Hoca ve Kesme Şekerleri

Burak Başsayel'in anısıyla Kızderbent'li Hasan Hoca ve kesme şekerleri; söylemesi ayıp, rahmetli babam çok güzel inek bakardı ve nazara pek müsaitti.

Bir gün ineğin göğsü şişti. Annem, "Al oradan bir parça ekmek, git Hasan Hoca'ya okut," dedi. Ben de gittim. Hasan Hoca, aksakallı ve nur yüzlüydü.

"Gel bakalım çocuk," dedi köşesinde oturduğu sedirden seslenerek. Rahlesi ve Kuran’ı önünde duruyordu, yanında ise garip bir şekilde bir çubuk vardı. Ekmeğe birçok şeyler okur, o çubuğu sürterdi. Verdiğimiz ekmeği ineğe yedirdik ve sabahına şişlik yok olmuştu.

İster dua, ister enerji deyin, Hasan Hoca kuvvetli nefesiyle gerçekten etki ediyordu. Hanımıyla birlikte uzun yıllar yaşadılar. Evinin çevresinde sık sık oynardık, içeri bile girerdik. Ancak onun bağırıp çağırdığını, "Ne arıyorsunuz burada?" dediğini hiç duymadım.

Kahvenin önüne karpuz, kavun satıcısı geldiğinde babam, "Al oradan bir tane, Hasan Hoca'ya götür," derdi. Öyle bir saygı vardı ona. Gittiğimizde Ayşe Nene bize kesme şeker verirdi.

Ocak odasının içinde divan sağdaydı ve Hasan Hoca orada otururdu. Vefat ettiklerinde Hasan Hoca 101, Ayşe Nene ise 98 yaşındaydı; ölümleri arasında sadece üç ay vardı. En az 80 yıllık bir birliktelikti bu.

Kambur sırtlar, nurlu yüzler, buruşmuş eller, hürmet ve tabii ki kesme şekerler... Allah ikisini de nurlar içinde yatsın.

Bu Yayına da Bakın

Yorumlar

  1. Hasan Hoca’nın kesme şekerleriyle başlayan manevi mirası çok anlamlıymış. Bu tür kültürel değerleri hatırlatmanız çok kıymetli, emeğinize sağlık

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

📝 Yorum Politikası:
Kişisel hakaret, argo ve siyasi içerikli yorumlar yayımlanmaz. Bu sayfalarda yer alan tüm yorumlar ziyaretçilere aittir. Yorumların içeriğinden, yorumu yazan kişiler sorumludur. Yorum yapan tüm kullanıcılar bu şartları kabul etmiş sayılır.

Popüler Yayınlar

Kızderbent’i Keşfet

YouTube Video Galerisi

Etiket Bulutu

Arşiv