Yeni Yayın
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
Bir Direniş Öyküsü, Kızderbent
Kızderbent Derneği yöneticisi Burak Başsayel ve Aslı Biçen tarafından kaleme alınan “Bir Direniş Öyküsü, Kızderbent” başlıklı yazı Kırmızı Kocaeli gazetesinde yayınlanmıştır.
Bir Direniş Öyküsü, Kızderbent
Kızderbent, Karamürsel'in en uzak eski beldelerinden biridir. Selanik'ten gelen mübadillerin yerleştiği köyümüzde günümüzde halkın büyük kısmı emekli olmasına rağmen tarım ve hayvancılık devam etmektedir. Oğlak çevirmesiyle meşhurdur. İki ulu dağın eteklerinde, yeşillikler içinde, içinden dere geçen bir doğa harikasıdır. Dağlarında yetişen kekik eşsiz kokusuyla meşhurdur. Asırlık kızılcık ağaçları dağları süsler. Sayısız kuş türüne ev sahipliği yapar. Son yıllarda arıcılık ön plana çıkmıştır.
Kızderbent, Kocaeli'nin en büyük mera alanına sahiptir ve aynı zamanda ilde Mera Birliği kurulan ilk ve tek köydür. Büyükbaş ve küçükbaş hayvancılık yapılmakta, su ihtiyacı dağlardaki doğal kaynaklardan sağlanmaktadır. Sayısız köy çeşmesi bulunmaktadır. Şehir merkezine uzak olması bir dezavantaj gibi görünse de köy halkı bu durumdan memnundur.
Pandemi sonrası şehir yaşamının huzursuz ortamından sıkılan gençler köye dönmeye başlamış, burada tarım ve hayvancılıkla ilgilenmeye başlamışlardır. Ancak pandemi döneminde köyümüz için büyük bir tehdit ortaya çıkmıştır: taş ocağı. Barajlara dolgu malzemesi sağlamak amacıyla kurulmak istenen taş ocağı, köyümüze çok yakın, ormanlık ve su kaynakları açısından hayati öneme sahip bir alanda yer almaktaydı.
Bu tehdide karşı köy halkı birleşti. Özellikle gençlerin yönettiği Kızderbentliler Dayanışma ve Kalkındırma Derneği, bilgilendirme kampanyaları düzenledi. Ülkemizin değerli maden mühendisi rahmetli Prof. Dr. Orhan Kural köyümüze davet edildi ve taş ocağının zararlarını köy halkına aktardı. Hocamızın bu çalışmaları sosyal medyada ve yerel basında büyük yankı uyandırdı.
Sonrasında “Taş Ocağına Hayır” başlıklı bir imza kampanyası başlatıldı. Ev ev gezilerek çok sayıda imza toplandı ve DSİ'ye teslim edildi. Sivil toplum kuruluşları kampanyaya büyük destek verdi. Taş ocağı yapılmak istenen bölgede büyük bir yürüyüş ve gösteri düzenlendi. Ardından dernek, konuyu mahkemeye taşıdı. Mahkeme sürecinde bilirkişi heyeti alanda incelemelerde bulundu. Bilirkişi raporunda ÇED raporundaki bilgilerin aksine olumsuz değerlendirme yer aldı.
Mahkeme bu bilirkişi raporunu dikkate alarak taş ocağının yapılamayacağına karar verdi. Bu karar köyde ve çevre illerde büyük sevinçle karşılandı. Yaklaşık iki yıl süren bu direnişte başta Kızderbent Derneği yönetimi olmak üzere, Kocaeli Çevre Platformu, Kocaeli - Bursa - Yalova’daki sivil toplum kuruluşları etkin rol oynamıştır. Gönüllülük esasına dayalı olarak yürütülen bu mücadele köylülerimizin hayatını derinden etkilemiştir.
Bizler hiçbir zaman barajlara karşı olmadık. Ancak Kızderbent’in suyu, ormanı, havası ve canlı yaşamı ile eşsiz güzelliğe sahip bir bölgesine taş ocağı kurulmasına karşıydık. Bu doğa harikasını korumak için elimizden gelen çabayı göstermeye devam edeceğiz.
Bu Yayına da Bakın
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
Yorumlar
Gerçekten etkileyici bir direniş hikâyesi
YanıtlaSilKızderbent’in sesi, mücadelesiyle gurur verici. Paylaşım için teşekkürler.
YanıtlaSilBu mücadeleyi okumak gerçekten etkileyiciydi. Birlik olunca neler başarılabiliyor. Kızderbent adına gurur verici bir mücadele olmuş. Emeği geçen herkese teşekkürler.
YanıtlaSilDoğaya sahip çıkan insanları görmek çok güzel. Böyle yazılar umut veriyor.
YanıtlaSilKeyifle okudum. Yaşanan süreci bu kadar güzel anlatmanız çok değerli. Köyünü seven insanların verdiği emek boşa gitmemiş. Tebrik ederim.
YanıtlaSil