Ana içeriğe atla

Yeni Yayın

Kocaeli’nin Saklı Cenneti: Kızderbent’te Doğa ve Bayram

Kızderbent’te Doğa, Huzur ve Bayram Sofraları Kızderbent Köyü doğa yürüyüşü ve huzurlu anlar Kocaeli’nin doğal güzellikleriyle öne çıkan saklı cennetlerinden Kızderbent Köyü , özellikle bahar aylarında adeta yeniden hayat bulur. Doğayla iç içe, huzur dolu bir başlangıç yapmak isteyenler için sabah yürüyüşleri burada bambaşka bir anlam kazanır. Günün ilk ışıklarıyla birlikte köyün etrafını saran orman yollarında yürüyüşe çıktığınızda; kuş sesleri, tertemiz hava ve doğanın dinginliği size eşlik eder. Köy çevresinde bulunan küçük şelaleler ve berrak akan dereler, yürüyüş rotalarına görsel bir zenginlik katarken aynı zamanda ruhu dinlendiren bir atmosfer sunar. Özellikle Samanlı Dağları eteklerinde yapılan yürüyüşler, hem manzara hem de doğa deneyimi açısından oldukça etkileyicidir. Kızderbent’te dere kenarında doğa yürüyüşü manzarası Köyümüzün doğası sadece bir yürüyüş alanı değil; aynı zamanda şehir hayatını...

1921 Öncesi Rum Yerleşimi Kızderbent’in Tarihi ve Mübadele Süreci

1921 Öncesi bir Rum Yerleşim Yeri Olan Kızderbent
1921 Öncesi bir Rum Yerleşim Yeri Olan Kızderbent

1921 öncesi bir Rum yerleşim yeri olan Kızderbent’in bugünkü sakinleri, 1924 yılında mübadele anlaşması kapsamında Selanik’ten gelen muhacirlerdir.

İkinci İnönü Savaşı’ndan sonra bölgeyi terk eden Yunan birliklerine katılarak, Mudanya ve Gemlik’ten Kızderbent’e gemilerle giden Rum ahali, bilinenin aksine Bizans döneminden kalan Rumlar değildir.

Tarihçi Halil İnalcık ve ekibinin İstanbul - İznik güzergahını belirleme çalışmaları ile Seyyah Mehmed Haşim’in 18. yüzyıl sonlarında kaleme aldığı Seyahatnamede (İma-yı Törehat-ı Büldanan) belirtildiğine göre, Kızderbent 1700’lü yılların başında, Yunanistan’dan tarım işçisi olarak getirilenler tarafından kurulmuştur.

Daha önce İznik güzergahı Fulacık üzerinden iken, Kızderbent’in kurulmasıyla günümüzde kullanılan güzergah ortaya çıkmıştır. Osmanlıca’da "Derbent" kelimesi "karakol" anlamına gelir.

Fevzi Çakmak camisinin bulunduğu yerde büyük bir han bulunmaktaydı
Fevzi Çakmak camisinin bulunduğu yerde büyük bir han bulunmaktaydı

Seyyah Mehmed Haşim’in aktardığına göre, köyden geçenler, bağda ve bahçede çalışan ya da davarlarının peşinde olan erkekleri görmez; köyde yalnızca kız ve kadınlar bulunurmuş. Bu nedenle köye "Kızderbent" adı verilmiştir.

Köyde, bugünkü sakinlerinin geldiklerinde yaptığı birkaç eski ev dışında, Rumlardan kalan tarihi bir yapı ya da unsur bulunmamaktadır. Muhacirler geldiğinde, yukarı mahalle olarak adlandırılan yerde yanmış ve yıkılmış bir köy bulmuş, köyü kendi imkanlarıyla yeniden imar etmişlerdir.

Yerleşim alanı gelenlerin ihtiyaçlarına cevap vermediği için zamanla aşağı mahalle oluşmuştur. Yukarı mahallede caminin bulunduğu yerde büyük bir han bulunmaktaydı. Bu han yıkılarak yerine cami yapılmıştır. Günümüzdeki Fevzi Çakmak Camisi, 1924’ten beri aynı yere yapılan üçüncü camidir.

Kızderbent’in tarihi, bölgenin kültürel mirasını ve göçlerin izlerini taşıyan önemli bir yerleşim yeri olarak günümüzde de varlığını sürdürmektedir. Köyün tarihi geçmişi ve mübadele sonrası yeniden şekillenmesi, bölgenin sosyal ve kültürel dokusunu anlamak açısından büyük önem taşır.

Bu Yayına da Bakın

Yorumlar

Yorum Gönder

📝 Yorum Politikası:
Kişisel hakaret, argo ve siyasi içerikli yorumlar yayımlanmaz. Bu sayfalarda yer alan tüm yorumlar ziyaretçilere aittir. Yorumların içeriğinden, yorumu yazan kişiler sorumludur. Yorum yapan tüm kullanıcılar bu şartları kabul etmiş sayılır.

Popüler Yayınlar

Kızderbent’i Keşfet

YouTube Video Galerisi

Etiket Bulutu

Arşiv