Ana içeriğe atla

Yeni Yayın

Kızderbent'te İpek Halıcılığı | Karamürsel'de Kozadan Halıya Uzanan Tarihi Miras

Kızderbent'te İpek Halıcılığı: Karamürsel'de Kozadan Halıya Uzanan Tarihi Miras Kızderbent İpek Halıcılığı Tanıtım Standı Kocaeli'nin Karamürsel ilçesine bağlı Kızderbent Mahallesi , yalnızca doğal güzellikleri ve tarihiyle değil, Anadolu'nun en değerli el sanatlarından biri olan ipek halıcılığı ile de hafızalarda yer edinmiştir. Yüzyıllar boyunca süregelen bu gelenek, Kızderbent'i yalnızca Karamürsel'in değil, Türkiye'nin önemli dokuma merkezlerinden biri haline getirmiştir. İpeğin Yolculuğu Kızderbent'te Sanata Dönüştü Anadolu ile Avrupa arasında önemli bir geçiş noktası olan Karamürsel, tarih boyunca ticaret yollarının üzerinde yer almıştır. Doğu'dan gelen değerli ipekler uzun yolculuklar sırasında güvenlik ve ulaşım sebepleriyle bölgede işlenmeye başlanmış, zamanla Karamürsel'in özellikle Kızderbent Mahallesi ipek dokumacılığının en önemli üretim merkezlerinden biri olmuştur. Bölg...

Kızderbent Sokaklarında Büyümek: Çocukluğumuzun İzleri

Kızderbent Sokakları ve Çocukluğumuz
Kızderbent Sokakları ve Çocukluğumuz

Bir yer düşünün... Toprağı sevgiyle yoğrulmuş, bitkileri şefkatle büyümüş, doğası içtenlikle kucaklamış. Kızderbent, işte böyle bir yer. Dağlarında kızılcıklar, ıhlamurlar, meşeler ve çeşit çeşit kuşlar, böcekler vardır. Bitkiler burada bir başka güzel açar, kuşlar sabahı neşeyle selamlar.

Benim çocukluğumun hafızası da bu doğayla örülü. Kızderbent'e dair pek çok ayrıntı hâlâ aklımda: Sokak aralarında koşturduğumuz günler, dere kenarında taş sektirdiğimiz öğleden sonralar, dağların eteklerinde koyun veya inek otlattığımız saatler...

Okulumuzun bahçesi de başka bir dünya gibiydi. Çam ağaçlarının gölgesinde yükselen okul binasının önünde, elimizde futbol topu, akşam ezanına kadar oyunlar oynardık. Oyun demişken, her birimizin farklı bir oyuncağı, farklı bir hikâyesi vardı. Rengarenk misketler, futbolcu kartları, saklambaç, seksek ve daha nicesi...

Çeşmelerimizin suyu bile bir başkaydı. Eğilip kana kana içerdik. Sanki su da çocukluğumuz kadar saf ve serin gelirdi. Mahalle aralarında maçlar yapardık, bisikletlerimizle yokuş aşağı rüzgârla yarışırdık. Eve sadece yemek saatinde dönerdik.

Hatırlıyor musunuz? Ev önlerinde halı yıkayan annelerin yanında yüzlerce genç grup grup volta atardı. Aşağı mahalle - yukarı mahalle arasında yapılan masum tartışmalar, bazen de oyunla sonuçlanan küçük kavgalar... Her sokağın, her köşe başının bir anısı vardı.

Kızderbent sokakları sadece taşlarla örülmüş değil; anılarla, kahkahalarla ve dostlukla örülmüş bir çocukluk diyarıydı. Şimdi o günleri düşündükçe, bir tebessüm beliriyor yüzümde. Çünkü biliyorum ki, bu sokaklar bizi büyüttü, bizi biz yaptı.

Bugünün Çocuklarına Not

Bugün, dijital dünyanın gölgesinde büyüyen çocuklar için belki bu hikâyeler uzak gelebilir. Ancak Kızderbent’in sokaklarında yaşanan o masum ve doğal çocukluk, zamanın ötesinde bir değere sahip. Belki şimdi aynı oyunlar oynanmıyor ama doğa hâlâ orada... Ağaçlar aynı kuşları çağırıyor, çeşmeler aynı serinliği sunuyor.

Unutmayalım: Bir köy sadece evlerden ibaret değildir; orada yaşanan çocukluklar, kurulan dostluklar ve saklanan anılarla var olur. Kızderbent’in sokakları hâlâ o hikâyeleri fısıldıyor. Dinlemeye niyet edenler için...

Bu Yayına da Bakın

Yorumlar

  1. Çocukluğumun geçtiği sokaklarda yeniden adım atmak gibiydi bu yazı, çok duygulandım.

    YanıtlaSil
  2. Çocukluk anıları ne güzelmiş, okurken insan kendi eski günlerini hatırlıyor.

    YanıtlaSil
  3. Kızderbent’in eski sokaklarını gözümde canlandırdım, çok güzel yazı olmuş.

    YanıtlaSil
  4. Böyle anıları okumak çok keyifli oluyor, emeğinize sağlık.

    YanıtlaSil
  5. Eski köy hayatını anlatan çok samimi bir paylaşım olmuş. Çocukluğun geçtiği yerler gerçekten başka oluyor, güzel bir yazı olmuş.

    YanıtlaSil
  6. Fotodaki yamacın sonundaki mavi kapılı ev çocukluğumun geçtiği ev. Bu foto beni çocukluğuma, anılarıma götürdü.3 odası olan 4 çocuğun ,Anne ve Babanın aynı sofrada kaşık salladığı , gürül gürül yanan güzine sobanın etrafında oturup çay içtiği en saf en temiz yıllarımın geçtiği evim.
    Şimdiki imkanlarımız yoktu ama huzur vardı....
    Sokaklarında her mevsim oyun vardı, kışın zivrengeç vardı mesala o görünen rampadan aşağıya kadar naylonla, .kızakla kayardık ,çift çift çorab .pantolon
    giysekte ıslanmadık yerimiz kalmazdı, yanaklarımız al al eve gider sobanın kapağını açıp ayağımızı dayardık aleve , çok çorap yaktık ısanayım derken.
    Misketi , gazoz kapağı , saklambaç , kovalamaca derken ne zaman gece olduğunu anlamazdık ,
    Köyün içinden akan dereden çok balık tuttuk ,şimdi cesaret edemeyeceğim ,taş altlarına ,kovuklara gözü kapalı girer çamurlu suda el yordamıyla yakalardık balıkları.
    Çocuktuk aç kalmazdık , her ev bizimdi, fırından ekmek çıksa koparır verirlerdi bir parça, Emine abla ,Havva abla....
    Kimi için bir foto olabilir , benim için çocukluğum .Fotoyu koyan ,paylaşan arkadaşa ayrıca teşekkür ederim
    Kirazoğlu Engin .....

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

📝 Yorum Politikası:
Kişisel hakaret, argo ve siyasi içerikli yorumlar yayımlanmaz. Bu sayfalarda yer alan tüm yorumlar ziyaretçilere aittir. Yorumların içeriğinden, yorumu yazan kişiler sorumludur. Yorum yapan tüm kullanıcılar bu şartları kabul etmiş sayılır.

Kızderbent’i Keşfet

YouTube Video Galerisi

Etiket Bulutu

Arşiv