Yeni Yayın
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
Yaban Adımlar Grubu ile Kızderbent’te Doğa Yürüyüşü
Doğanın Kucağında Bir Yürüyüş
Sonbaharın hafif esintisiyle birlikte, doğa yürüyüşüne çıkmak gibisi yok. Ayaklarımızın altında çıtırdayan kuru yapraklar, etrafımızı saran ağaçların renkli yaprakları ve kuşların neşeli cıvıltıları, şehir hayatının stresinden bir an olsun uzaklaşmamızı sağlıyor.
Yürüyüş yolu, bazen toprak, bazen çakıllı patikalarla dolu; ama her adımda doğanın enerjisini hissediyoruz. Güneşin hafifçe ısıttığı tenimizde, rüzgarın serin dokunuşu arasında yürümek, ruhumuzu yeniliyor.
Karşımıza çıkan küçük derecikler, çiçeklerle bezenmiş çayırlıklar ve kuytu orman köşeleri, yürüyüşü daha da özel kılıyor. Ara sıra durup derin bir nefes almak, çevremize dikkatlice bakmak gerekiyor. Çünkü doğa, en güzel sürprizlerini sessizce saklıyor.
Yürüyüşün sonunda yorgunluk yerini huzura bırakıyor. Hem beden hem ruh dinleniyor. Doğayla kurduğumuz bu bağ, bize hem güç veriyor hem de hayatın hızına karşı küçük bir mola sunuyor.
Doğa yürüyüşü, sadece bir spor değil; aynı zamanda kendimizle, sevdiklerimizle ve doğayla kurduğumuz anlamlı bir buluşma.
Doğa yürüyüşü için Kızderbent’te bir araya gelen Yaban Adımlar Grubu, yürüyüş sonrası sayfalarından şu yazıyı paylaştı:
Güneşli, ılık bir sonbahar günü. Kızderbent’in merkezinde, ulu bir çınar ağacının altında yürüyüşle ilgili son bilgileri alıp, dar sokakları adımlayarak köyün son evleri geride bırakıyoruz.
Takip ettiğimiz toprak yol, köyün yaslandığı yamacı enlemesine keserek yükseliyor ve attığımız her adımda, bozulmamış evleri ve sokaklarıyla eski zamanlardaki bir masal köyüne benzeyen Kızderbent tüm güzelliğiyle bize göz kırpıyor.
Ulu bir çınar ve yanı başına kurulu çeşme, soluklanmak ve küçük bir şeyler atıştırmak için hepimize iyi bir fırsat veriyor. Tazelenen nefesimiz, güz çiğdemlerinin süslediği çıkışın geri kalanına fazlasıyla yetiyor.
Yolu kolaylayıp, yamacı kaplayan geniş bir çayıra yayılmış ineklerin çıngırak sesleri arasında neredeyse düze ulaştığımızda son molamızı yine bir çınarın kolları arasında veriyoruz.
Aşağıya doğru uzanan küçük vadi, sağa sola dağılmış koca koca ağaçlar, bilgisayarlarımızdaki masaüstü resimlerine benziyor.
Aslında bugün Samanlı Dağları’nda kuzeyden güneye mini bir geçiş yapıyoruz. Yalova’dan Geyve Boğazı’na kadar uzanan silsilenin hemen hemen en dar yerinde, Kızderbent’ten Keramet Köyü’ne uzanan bir geçiş bu.
Az sonra geçişin en yüksek noktasına ulaşıyor ve İznik Gölü’ne doğru keyifli bir bakış atıyoruz. Üstelik biz yaklaştıkça göl daha da güzelleşiyor.
Parkurun geri kalan kısmı hızla alçalıyor. Aşağıda, uçsuz bucaksız zeytinliklerin sarmaladığı İznik Gölü uzanıyor.
Çok geçmeden Keramet Köyü’nün ilk evlerine ulaşıyor ve yürüyüşü bitiriyoruz.
Birazdan aracımız bizi gelip alacak ve gölün kıyısına ulaştıracak. Sırada çoktan demlenmiş çaylarımızı yudumlarken gölün mavisine bakmak ve o tatlı yorgunluğumuzu atmak var.
Bu Yayına da Bakın
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
Yorumlar
En sevdiğim yerlerden biri. 🤗🤗
YanıtlaSil👏👏
YanıtlaSilHarika yerler ama buralar 👍
YanıtlaSilÇok güzel bir yürüyüş olmuş, fotoğraflar harika çıkmış. Kızderbent'in doğası gerçekten insanı kendine hayran bırakıyor. Böyle etkinlikleri görmek çok güzel. Emeği geçen herkese teşekkürler.
YanıtlaSilDoğayla iç içe geçen çok keyifli bir gün olmuş gibi görünüyor. İnsan bu manzaraları görünce yürüyüşe katılmak istiyor. Çok güzel paylaşım.
YanıtlaSil