Yeni Yayın
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
Kızderbent’in Doğasında Bir Yolculuk: Remzi Aytin’in Çocukluk Anılarıyla Yürüyüş
Remzi Aytin, Kızderbent’in topraklarında geçen çocukluk yıllarını anlattığında, sanki köyün rüzgârı ve ağaçların yaprak hışırtısı hemen yanı başımızdaydı. Bu yürüyüş, sadece bir gezi değildi; geçmişe açılan, insanın kendi kökleriyle buluştuğu bir yolculuktu.
Patikalar ince, taşlar hafif eğimliydi ve her köşe yeni bir anıyı çağırıyordu. Remzi Aytin’in anlattığı anılarda küçük bir çocuğun merakı, komşuluk ilişkilerinin sıcaklığı ve doğanın günlük ritmi öne çıkıyordu: sabahın erken saatlerinde tarlalara giden komşular, yazın serinliğinde oynanan oyunlar, kışın soba etrafında anlatılan hikâyeler...
Yürüyüş boyunca durduğumuz yerlerde Remzi Aytin, bize eski evlerin yerlerini, bir zamanlar görülen dut ağaçlarını, çeşmenin yanındaki taşları gösterdi. Her bir nokta, onun için ayrı bir zaman kapsülü gibiydi. Bu mekanlara dokunurken, sesi hafifçe titredi — anılar bazen gözle görünenden daha ağırdır; ama aynı zamanda insanı güçlendirir.
Kızderbent’in doğası, anlatılanlarda sadece zemin değil, aynı zamanda anlatının bir parçasıydı. Kuş cıvıltıları, meşe kokusu ve uzaklardan gelen bir çoban köpeğinin havlaması gibi küçük ayrıntılar, Remzi Aytin’in sözleriyle birleşince okuyanı oraya taşıyordu. Yürüyüş rotamız, köyün eski patikalarından birine çıktı; yol kenarındaki yabani çiçekler ve taş duvarlar, geçmişle bugünü birbirine bağlıyordu.
Bu anı yürüyüşü aynı zamanda zamanın geçişini de gösteriyordu: bazı evlerin çatısı çökmüş, bazı bahçeler kapanmıştı; ama anılar dimdik ayakta duruyordu. Remzi Aytin, bu değişime hayıflanmak yerine hatıraları canlı tutmanın yollarını anlattı — eski dostlarla buluşmalar, aile ziyareti geleneğinin devamı ve köyde düzenlenen küçük etkinlikler gibi.
Okuyucuya düşen, böyle bir yürüyüşü sadece bir gezi olarak değil, aynı zamanda insanlık tarihinin ve yerel kültürün bir anıtı olarak görmek. Remzi Aytin’in anıları bize hatırlattı ki köyler, yalnızca binalardan ibaret değildir; onlar insan hikâyelerinin, komşuluğun ve doğayla kurulan ilişkinin saklandığı yerlerdir.
Yürüyüşün sonunda durup bir ağacın gölgesinde çay molası verdiğimizde, Remzi Aytin çocukluk anılarının, bugün hâlâ köyde yaşayan birkaç insan aracılığıyla canlı kaldığını söyledi. Bu tür anlar, paylaşılmaya değerdir; çünkü paylaşıldıkça köyün sesi daha çok insana ulaşır ve unutulmaz.
Son söz olarak: Eğer Kızderbent’e yolunuz düşerse, patikalardan birine adım atın; belki bir taşın altında saklı bir anı, belki eski bir dost yüzü sizi karşılayacaktır. Remzi Aytin’in yürüyüşü bize gösterdi ki, en küçük köylerin bile büyük hikâyeleri vardır — yeter ki dinlemesini bilelim.
Kızderbent doğasının içinde Remzi Aytin’in anlattıkları...
Köyümüz Kızderbent, Kocaeli’nin Karamürsel ilçesine bağlı bir köydür. “Kızderbent” adı Osmanlı döneminden gelir. O zamanlar en uç noktalara Derbent Bey denirmiş. Burası da bir süre uç noktalardan biri olarak kullanılmıştır. Rivayete göre Derbent Bey ölünce yerine kızı geçmiş, bir süre burada derbent beyliğini devam ettirmiş ve ondan sonra köyün adı Kızderbent olarak kalmıştır.
Buraya gelirken tarihi yollar ve köprüler bulunmakta. Mesela Valide Köprü gibi örneklerimiz mevcut. Bugün yürüyüşe çıktığım tepe, benim çocukluğumun ve gençliğimin geçtiği yerlerdir. Buralarda koyun, inek atlattık; çobanlık yaptık. Dağın nimetlerinden faydalandık. Yıllarca kekik otu toplayıp sattık.
Hemen arkamda gördüğünüz çukurda çok güzel kızılcık yetişir. Buradan kızılcık toplardık. Yıllarca hem tatlısı, hem marmelatı, hem de hoşafı müthiş olurdu. Böğürtleni çok güzel olur, bu dağlarda yetişir. Dağ kekiği de mevcut.
Arkamdaki orman, akasyalar ve çamlarla doludur. Burası devlet tarafından ekilmiş ve yıllarca korunmuş bir ormandır. Tam karşımda gördüğünüz yeni ağaçlandırılmış alan ise jandarma tarafından, geçtiğimiz on yıllık süreçte oluşturulmuştur. Çok güzel çamlar büyümeye başladı, tepeler yenilenmeye başladı.
Tam karşımızda gördüğünüz yer, buranın en yüksek noktalarından biri: Sivrikaya. Geçmiş yıllarda, 1937 yılında oraya bir uçağın düştüğü rivayet edilir. O tepeye daha önce yürüyüş yapmıştım ama bir kez daha gideceğim. Yine rivayete göre, uçak düşen dağlara genelde bir anıt dikilir ama burada öyle bir anıt yok. Aslında dikilmesi gerekir.
Güzel bir hafta sonu geçiriyoruz. Biraz daha yürüyeceğiz ve sonra evimize döneceğiz. Güneş batıyor, görüyorsunuz. Akşam güneşindeyiz. Şöyle arkamdaki manzaraya baktığımızda, uzakta gördüğünüz alan Osmangazi Köprüsü ve Marmara Denizi’nin bulunduğu bölge. Bugün hava sisten dolayı maalesef görünmüyor.
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
Yorumlar
Popüler Yayınlar
Kızderbent’in Sessiz Tanıkları: Yaşlılarla Birlikte Kaybolan Köy Kültürü
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
Kızderbent’in Mübadele Hikâyesi: Drama ve Sarışaban’dan Gelenler
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
Koca Ağa'nın Hatırasına: Toprağın ve Dağların Adamı
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
Kızderbent’in Tarihi ve Büyük Han: Bir Dağ Köyünün Osmanlı'dan Günümüze Yolculuğu
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
Kızderbent’te Çocuk Olmak: 80’lerin 90'ların Sıcaklığını Yaşatan Nostaljik Hatıralar
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
Tarihle Yoğrulmuş Bir Köy: Kızderbent’in 1828’den Bugüne Serüveni
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
Yıllar Sonra Bir Ziyaret Daha: Rum Torunları Kızderbent'te
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
Kara Maya Usulü Kefiri Kızderbent’te Üretmeyi Başardı
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
Kızderbent’te “En İyisi Gezmek” – Tarih, Kültür ve Samimi Sohbetler
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
Darova (Kechrokambos): Osmanlı ve Cumhuriyet Arşivlerinde Bir Köyün Hikâyesi
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
Çok güzel bir dil ile anlatım yapmışsınız. Aslınızı unutmadan tebrikler.
YanıtlaSilDoğayla iç içe, anlamlı bir yürüyüş olmuş.
YanıtlaSil